CHP Lideri Özgür Özel: Ekonomimiz Savaşa Hazırlıksız Yakalandı; Akaryakıtta KDV Önlemi Alınmalı, Çiftçi Desteklenmelidir

25.03.2026

Özgür Özel,CHP Ekonomi Eşgüdüm Konseyi,Acil Önlemler Paketi,Akaryakıt KDV indirimi,İran Savaşı Ekonomik Etkiler,Çiftçi Destek Paketi,Ekrem İmamoğlu,Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi,CAO Yürütme Kurulu,Savaş Ekonomisi,ABD ve İsrail İran Saldırısı,İran Bildirisi,İran Bildirisinin Tercümesini Sitelerine Koymaktan Acizler

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“İMZA ATTIKLARI İRAN BİLDİRİSİNDE AMERİKA’YA TEK SÖZ YOK, İRAN KINANIYOR VE BİLDİRİNİN TERCÜMESİNİ SİTELERİNE KOYMAKTAN ACİZLER”

“EKONOMİMİZ SAVAŞA HAZIRLIKSIZ YAKALANDI; ACİLEN AKARYAKITTA KDV ÖNLEMİ ALINMALI, ÇİFTÇİ DESTEKLENMELİDİR”

“AK PARTİ İKTİDARININ BUGÜN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ KRİZİ AŞMAK İÇİN BİR EKONOMİ POLİTİKASI YOK”

“AKARYAKITTAKİ YÜZDE 20’LİK KDV ORANININ YÜZDE 1’E DÜŞÜRÜLMESİNİ ÖNERİYORUZ”

“KAMU YARARI, ŞEFFAFLIK VE VERİMLİLİK ESASLI YENİ BİR BÜTÇE ANLAYIŞI BENİMSEMELİ”

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ DİMDİK AYAKTADIR, İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ SÜRDÜRMEKTEDİR”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu toplantısına katıldı. Toplantının ardından açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Değerli basın mensupları, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimize hoş geldiniz. Bugün Yürütme Kurulu toplantımızın ardından yeniden bir aradayız. Şüphesiz toplantımızda İran ile süren savaş, bu savaşın bölgemize ve ülkemize olan etkilerinin ele alınması, bununla ilgili alınması gerekli acil önlemler paketini kapsamlı olarak değerlendirdik” dedi. Özel, şunları söyledi:


“DAHA FAZLA SES YÜKSELTMEYE DAVET EDİYORUZ”

“Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Pazartesi günleri yaptığımız Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi toplantımızı ki bu hafta Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin İran’daki gelişmeler ve ekonomimiz üzerine yapacağı etkiler üzerine geçen hafta başlattığı ve cuma günü bir toplantıyla somutlaştırdığı, şu ana kadar savaşın Türkiye üzerindeki etkileriyle ve bunun üzerinden etkilenecek toplumun tüm kesimleriyle, sendikalarla, meslek örgütleriyle, işveren kuruluşlarıyla yaptıkları görüşmeler sonucunda oluşturdukları bir dizi öneri paketi vardı. Bugün bu kürsüden, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi kürsüsünden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin İran’da yaşanan gelişmeleri hem pazartesi günü yaptığımız dış politika ve güvenlik toplantımızın çıktıları ışığında, hem ekonomiyle ilişkili bütün arkadaşlarımızın birlikte çalıştıkları Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin hazırladığı raporlar ışığında, hem de milli güvenlik açısından gördüğümüz bir takım eksiklikler ve risklerin birlikte tartışıldığı bir toplantı sonunda bütüncül bir yaklaşımla sizlerle paylaşmak istedik. Hazırladığımız önlem paketini ve önerilerimizi açıklamadan önce Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik haksız ve hukuksuz saldırılarını bir kez daha kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek isterim. İran’da hayatını kaybeden başta 165 kız öğrenci olmak üzere tüm masumları rahmetle anıyor, saldırı altındaki İran halkına bir kez daha dayanışma duygularımızı ifade ediyoruz. Tüm bölge ülkelerini ve uluslararası toplumu da uluslararası hukuku da hiçe sayan bu saldırılara karşı daha fazla ses yükseltmeye davet ediyoruz. Biz İran’daki yönetimin halka yönelik baskıcı ve insan haklarını yok sayan uygulamalarını elbette tasvip etmiyoruz. Ne zamandır da bu konudaki eleştirilerimizi dile getiriyorduk. Ancak İran’ın geleceğine sadece İran halkının karar vereceği, emperyalist ülkelerin haksız müdahalelerinin son bulacağı bir düzeni savunmak siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur. Biz bu savaşa karşıyız. Kendi ülkelerinde siyaseten zor durumda olanlar, sıkışmış olan Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz. Bu kendini bilmez ikilinin Filistin, Gazze, Suriye, Lübnan ve çok sayıda komşu ülkeye yönelik saldırılarını cesaretle reddetmeye devam edeceğiz. Biz uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan bu pervasızlığa karşı devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka, etiğe dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam edeceğiz.”

“TRUMP’A TEK ELEŞTİRİ YAPMAYAN BİLDİRİYE İMZA ATILDI”

“Değerli arkadaşlar, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının sanki tüm varlığını ona bağlamış gibi her koşulda Trump yönetiminin safında durmasını asla kabul etmiyoruz. İran’ı kınayan, Amerika’ya ve Trump’a tek eleştiri yapılmayan bir bildirinin imzalanmasını, sonrasında ise o bildirinin Türkçe’ye çevrilmesinden bile utanılmasını sorunlu buluyoruz. Bir bildiriye imza attınız; bildiride Amerika’ya tek söz yok, İsrail’e bir söz yok, İran uyarılıyor ve kınanıyor. Attığınız bildirinin tercümesini de sitenize koymaktan acizsiniz. Çünkü yaptığınız işin ne kadar ayıplı, sorunlu olduğunu biliyorsunuz. Amerikan büyükelçisinin ifade ettiği gibi Trump, Erdoğan’a meşruiyet veriyorsa, biz bu meşruiyet arama diplomasisini elimizin tersiyle itiyoruz. Sayın Erdoğan’ın Trump ile kurduğu şahsi, ilkesiz ve kendine meşruiyet aramaya odaklı bu ilişkinin Türkiye için büyük riskler barındırdığını bir kez daha ifade ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın Amerika Başkanı karşısında bu kadar zayıf ve boyun eğen pozisyonda durmasını milletimiz de biz de içimize sindiremiyoruz. Bu, bir seçilmişin Türkiye Cumhuriyeti’ne tarihimiz boyunca yaşamadığı bir hüzündür. Bu, sadece ve sadece 1980 darbesi sonrası Amerika’nın gözünün içine bakan ve ağzından çıkanı emir kabul eden Kenan Evren ile etrafındaki cuntanın üslubudur. Halktan, milletten meşruiyet alan hangi siyasi parti olursa olsun; onun başbakanları, bakanları bu ülkeyi bu duruma hiç düşürmediler, bundan sonra da düşürmeyecekler. Biz Türkiye’nin şahısların değil, milletimizin menfaatlerini savunan, ülkenin menfaatlerini savunan, ilke ve prensiplere dayanan güçlü, kurumsal bir dış politika rotasına girmesini ve bu tutumuyla bölge ülkelerine de liderlik etmesini savunuyoruz. Bunu istiyoruz, bunu özlüyoruz ve bunu vaat ediyoruz.”

“İKTİDARIN KRİZİ AŞMAK İÇİN EKONOMİ POLİTİKASI YOK”

“Değerli arkadaşlar, İran savaşının ‘Bitti, bitiyor’ diye yapılan açıklamalara rağmen hala daha tüm yakıcılığı ile devam ettiğini görmeliyiz. Bu savaşın tüm dünyaya, bölgemize ve özellikle ülkemizin kırılgan ekonomisine olumsuz etkileri endişe verici boyuta ulaşmıştır. Yani ekonomimiz bu savaşa hazırlıksız yakalanmıştır. Görüyoruz ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının bugün içinde bulunduğumuz krizi aşmak için bir ekonomi politikası yoktur. Ne yazık ki ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, siyasi iktidarın yıllardır süren yanlış politikalarının üzerine gelen 19 Mart darbesiyle birlikte çok daha derinleşmiş, ülkemizin her köşesine, her sektörüne yayılmıştır. Tam bu aşamada iktidar partisi anayasal bir zorunluluk olan ve 2018 yılında kadük haline getirdiği kanun yürürlükte olsaydı yılda üç kez toplanması gereken, ancak halen daha anayasamıza göre toplanması gereken Ekonomik Sosyal Konseyi yine toplamamayı kararlaştırdı. En son 2009 yılının ocak ayında toplanmıştı Ekonomik Sosyal Konsey. Dokuz yıl boyunca toplamayıp, kanununu yeni kanuni uyum düzenlemeleriyle yeni anayasaya kadük hale getirdiler. Anayasal bir zorunluluk olmasına rağmen böylesi krizli bir dönemde yine toplamadılar. Pandemide de bunu yapmamışlardı. Ekonomik Sosyal Konsey’de işçilerin, emekçilerin, işverenlerin, esnafların, çiftçilerin temsilcileri, tepe örgütleri, sendikaları, birlikleri dinlenir ve soruna çözüm hep birlikte aranır. Adeta anayasal bir yükümlülüğü yerine getirmeyen Recep Erdoğan’ın bu boşvermişliğine karşı Türkiye’nin birinci partisi olmanın verdiği sorumlulukla bir süredir yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalarımızı tamamladık.”

“VERGİDEN VERGİ ALAN TUHAF UYGULAMA SONLANDIRILMALI”

“Geçen cuma günü toplanan Ekonomi Eşgüdüm Konseyimiz toplumun tüm kesimleri ve tüm sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Ekonomik Sosyal Konsey’in bileşenlerinden tespit, öneri ve düşüncelerini oluşturduğumuz kurulumuz doğrudan aldı. Şimdi Ekonomi Eşgüdüm Konseyimiz tarafından bu kapsamlı çalışma sonucu hazırlanan, savaşın ekonomik etkilerine ve risklerine karşı toplumun tüm kesimlerinin önerilerini almış olan, toplumun tüm sorunlarını çözeceği için desteğini alacağını umduğumuz paketimizi açıklıyoruz.

CHP Ekonomi Eşgüdüm Konseyi - Savaşın Ekonomik Etkileri ve Risklere Karşı Önlem Paketi

Paketimizi ‘acil önlemler’ ve ‘orta, uzun vadeli tedbirler’ diye iki ana başlık altında aktaracağım. Acil önlemler içinde akaryakıt zamlarına karşı gündeme getirdiğimiz eşel mobil sistemine geçilmesi çağrımız karşılık bularak uygulamaya başlanmıştı. Ancak yüzde 100 olarak uygulanmasını önerdiğimiz sistem, yüzde 75 olarak hayata geçirilmiş, yani akaryakıta gelen zammın yüzde 75’i ÖTV’den karşılanmış, yüzde 25’i ise pompaya yansıtılmıştı. Şu anda eşel mobil sistemindeki ÖTV payı tükenmiş durumda. Artık gelen her zam doğrudan pompaya yansımaya başladı. Önlem alınmazsa, akaryakıta gelecek zamlarla enflasyon ve hayat pahalılığı daha da katlanacak. Bu nedenle akaryakıttaki yüzde 20’lik KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesini öneriyoruz. Benzin ve motorinin ÖTV’sinin içindeki KDV’nin ise kalıcı olarak kaldırılmasını, vergiden vergi alan bu Türkiye’ye özgü tuhaf uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını öneriyoruz.”

“ÇİFTÇİYE GÜBRE VE AKARYAKIT DESTEĞİ SAĞLANMALIDIR”

“Gıda enflasyonunda dünya üçüncülüğüne yükselmiş durumdayız. Bu nedenle tarımda ciddi önlemler almak artık bir zorunluluk. Çiftçilere kredi limitlerine bakılmaksızın finansmana erişim olanağı sunulmalı, faizsiz gübre ve akaryakıt kredileri sağlanmalıdır. Özellikle üretiminde yüksek ısıya ve akaryakıta ihtiyaç duyulan gübrenin Türkiye’de tam da ekim dönemi gelirken üretimindeki aksaklıklar, tedarik zincirindeki zorluklar, fiyatındaki artış son derece tehlikeli bir noktaya gelmiştir. Bu konuda gıda güvenliğimiz, gıdanın temini, Türkiye’nin kendi kendine yetebilmesi açısından bir krizin kapıda olduğunu görüp buna acil önlem alınması gerekmektedir. Çiftçilerimizin kredi borçlarının faizleri silinmeli, ana paraları mutlaka yapılandırılmalıdır. Çiftçilere yönelik haciz işlemleri derhal durdurulmalıdır. Son gelişmelerin enflasyon üzerinde yaratacağı ek baskıya karşı asgari ücret artışlar üç ayda bir gerçekleşmeli, memur ve emekli maaşlarında ek düzenlemeler yapılmalıdır. Unutmayalım; son seçimlerden önce Sayın Erdoğan bizim ‘Üç ayda bir asgari ücret düzenlenmeli’ yaklaşımımıza karşı ‘Evet, asgari ücret çift haneli olduğu süre boyunca yılda en az üç kez ayarlama yapılması gündemimizde olacak’ demişti. Oyları aldıktan sonra seçildikten bugüne kadar asgari ücrete aralık ayının sonunda ve maalesef gerçekleşen de değil hedeflenen, yani tutturulmayan hedefe, tutturulmayacak hedefe göre bir kez zam vermeyi tercih etmiştir. Durum ortadadır. Bu sene asgari ücret ilan edildiği an açlık sınırının altındaydı. Üzerine üç aylık enflasyon rakamları da bindiğinde artık asgari ücrete gelen zammın enflasyon tarafından neredeyse tamamen yutulmuş olacağını hep birlikte göreceğiz. Bunun için asgari ücrete üç ayda bir düzenli olarak ve gerçekleşen enflasyon oranında yeniden düzenleme, zam yapılması en önemli hususların başında gelmektedir.”

“TEMEL VATANDAŞLIK GELİRİNİN OLMAMASI BÜYÜK EKSİKLİK”

“Sosyal yardım sistemine entegre, hane gelirine göre kademeli değişen nakit destek verilmelidir. Aslında biz burada gelecekte Cumhuriyet Halk Partisi tarafından hayata geçirilecek olan temel vatandaşlık gelirinin şu anda olmamasının ne kadar ciddi bir risk olduğunu ve ne kadar ciddi bir eksiklik olduğunu ve bu soruna çözümün ancak bu şekilde olabileceğinin altını çiziyoruz. Bu iktidar Cumhuriyet Halk Partisi'nden duyduğu Temel Vatandaşlık Geliri lafını hemen sahiplenmiş ama geçtiğimiz günlerde pilot uygulamanın ne şekilde yapılacağı açıklanınca, bunun sadece bir siyasi yankesicilik merakı, kelimenin çalınması ama özünün asla kavranamadığı, yoksulluğu yok etmek yerine yönetmeyi tercih edenlerin yoksulluğu yok edecek, herkese onurlu bir vatandaşlık temel geliri taahhüt eden yaklaşımımızdan ne kadar uzakta olduğunu hep birlikte görmüş durumdayız. İşte bu yüzden vatandaşlık temel gelirini biz bu ülkede hayata geçirene kadar biraz önce söylediğim önlemlerin bir an önce hükümet tarafından alınması gerektiğini ifade ediyoruz.”

“HEPİMİZİN CEBİNDEN BİRİLERİNİN SERVETİNE SERVET KATILDI”

“Süreçten olumsuz etkilenen firmalar için acil olarak KGF, kredi garanti fonu teminatlı kredi paketleri devreye alınarak işletme sermayeleri desteklenmelidir. Ancak pandemideki kötü tecrübeler unutulmamalı, KGF doğru, şeffaf, verimli, kamu yararı gözetilerek doğru yere kullanılmalıdır. Türkçe’sini söyleyeyim. Pandemide KGF şeffaf kullandırılmadı. Doğru bir seçicilikle kullandırılmadı. Doğru yere kullandırılanlar için kullandırana helal olsun, kullanana da helali hoş olsun. Ama yüzde 8’le önüne gelene KGF kullandırıldı. Yüzde 8 faizle alınan paralarla jetler sıfırlandı, villalar yenilendi, boğazda katlar alındı, yatlar alındı. Ve yüzde 8 gibi bir faizdeki enflasyon yüzde 80’lere gittiğinde hepimizin cebinden birilerinin servetine servet katıldı. Oysa o günlerde esnafa yüzde 9’la kullandırılan esnaf kefalet kredi kooperatiflerinin verdiği krediler, enflasyonun artmasıyla yüzde 25 oranında geri ödenmesi noktasında düzenlemeler yapıldı. O yüzden diyoruz ki; pandemideki kötü uygulamalardan ders alınmalı, şeffaf olunmalı, doğru yerde kullandırılmalı ve kamu yararı gözetilmelidir. Bölgeye ihracat yapan, savaş bölgesinde savaştan etkilenen bölgelere ihracat yapan KOBİ’ler için Eximbank finansman imkanları genişletilmeli, sınır illerinde bulunup savaştan etkilenen esnaf için vergi indirimleri ve SGK teşvikleri sağlamalıdır. Küçük esnafa elektrik ve doğal gaz desteği sağlanmalıdır. Ulaşım sektöründe faaliyet yürüten esnaf için ayrıca akaryakıt desteği verilmelidir. Bu rakamın 600 bin olduğu bilinmeli ve yapılacak desteğin ne kadar çok hanenin gelirine katkı sağlayacağı, eve götürülen paraya ne kadar katkı sağlayacağı unutulmamalıdır. Turizmde senaryo bazlı hazırlık yapılmalı, Türkiye’nin güvenli ve güvenilir bir turizm destinasyonu olduğu yönündeki tanıtım çalışmaları artırılmalı, toplumun tüm kesimleri tarafından da sahiplenilmelidir.”

“YERLİ, YENİLENEBİLİR ENERJİ KAPASİTEMİZ ARTIRILMALI”

“Acil önlem paketimizdeki önerilerimiz, biraz önce ifade ettiğim gibi.

Orta ve uzun vadeli önlemler de en az bunlar kadar önemlidir. Enerji güvenliğinin sağlanması, bunun için gerekli altyapı entegrasyonu oluşturulmalı, arz güvenliğinin takip edilmesi için alternatif tedarik hatları güçlendirilmeli, yerli, yenilenebilir enerji kapasitemiz artırılmalıdır. Tarımda maliyet krizine karşı kalıcı sübvansiyon mekanizmaları oluşturulmalı, üretim artışı ve planlama esas alınmalı, çiftçiye gelir güvencesi sağlanmalıdır. KOBİ’ler ve reel sektör için, orta ve uzun vadede enerji maliyetlerini azaltmaya dönük destek programları ve üretimde yeşil, mor dijital dönüşüm programları hayata geçirilmelidir. Orta koridorun etkinliği artırılmalı, alternatif uluslararası ticaret ve ulaştırma koridorları güçlendirilmeli, komşu ülkelerle ulaştırma ve enerji alanında kriz koordinasyon mekanizmaları oluşturulmalıdır.”

“KAMU ZARARINA YOL AÇAN UYGULAMALARA SON VERİLMELİ”

“Milletimizin ortak eseri olan savunma sanayimize etkin destek sağlanmalı, mevcut birikim hızla artırılmalı, milli savunma sanayimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir yapıya dönüştürülmelidir. Bu sektörde beyin göçünün önlenmesi için teşvik mekanizmalar oluşturulmalı, yurtdışındaki nitelikli insan kaynağı geri kazanılmalıdır. Özel sektör firmalarının uluslararası ihalelerde rekabet gücünü artırmak üzere devlet destekleri genişletilmeli, bilgi güvenliği, istihbarata karşı koyma ve kritik teknolojilerin korunması temel ilke olarak gözetilmelidir. Artan jeopolitik belirsizlikler sonucunda küresel sermaye, yeni ve güvenli limanlar aramaktadır. Türkiye güçlü jeostratejik konumu ve üretim kapasitesi ile hukuki ve kurumsal güveni yeniden tesis etmeli ve bölgesel bir yatırım ve finans merkezi haline getirilmelidir. Bu politikaların uygulanabilmesi için bütçede yeterli mali alan bulunmaktadır. Önemli olan kaynakların hangi toplumsal kesime ve ekonomik öncelikler doğrultusunda kullanılacağına verilecek siyasi karardır, siyasi iradedir. Türkiye, ekonomisini savaşın ekonomik sonuçlarına karşı güçlendirmek için kamu yararı, şeffaflık ve verimlilik esaslı yeni bir bütçe anlayışı benimsemeli, kamu zararına yol açan tüm uygulamalara hızla son verilmelidir.”

“DEMOKRASİ MÜCADELEMİZ KARARLILIKLA SÜRECEK”

“Değerli arkadaşlar, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi kürsüsü bir icraat kürsüsüdür. Bu kürsüde Türkiye’nin yakıcı sorunlarına yapıcı ve kalıcı çözüm önerileri üretilmektedir. Milletimiz görmektedir ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının ülkemizin sorunlarını çözecek iradesi de enerjisi de becerisi de kalmamıştır. Karşımızda dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz, hukukta adaletsiz bir iktidar vardır. Sayın Erdoğan ve iktidarı, siyasette tükenmiştir. Ancak Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. Milletimiz tüm bu sorunları çözebilecek iradeye ve ferasete sahiptir. Cumhuriyet Halk Partisi; liyakatli kadroları, güçlü kurumları, Türkiye’de iktidarı devralmaya motive tüm kadroları ile birlikte dimdik ayaktadır, iktidar yürüyüşünü sürdürmektedir. İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz. Tam bir demokrasiyi ve adalet sistemini tesis edeceğiz. Ekonomik dirençliliğin inşası şarttır. Bunu yapmanın ön şartı demokratik ve kurumsal dirençliliği artırmaktır. Bunu yapmak için de olmazsa olmaz, öngörülebilir olmaktır. Herkesin önünü görebilmesidir. Bunun da tek çaresi hukuk devletidir, hukukun üstünlüğüdür. Çalışan herkesin kazandığından emin olduğu, yolu mahkemeye düşen herkesin adaleti bulduğu bir ülkeyi hedefliyoruz. Kayırmacılık bitecek, liyakat gelecektir. Bu ülkede gelir adaleti, vergi adaleti, mahkeme adaleti ve sosyal adaleti mutlaka ama mutlaka sağlayacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu siyasi bir darbeyle hapse atılmış olsa bile, adalet ve demokrasi mücadelemiz sürmektedir ve kararlılıkla sürecektir. Buradan bir kez daha serbest olsalar bir kısmı bu binada ve bir kısmı Ekrem Başkan’la birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, bir kısmı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde bizimle birlikte omuz omuza iktidara yürüyecek özgürlüğünden mahrum edilmiş tüm yol arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz. Toplantımızı burada tamamlarken Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimize göstermiş olduğunuz ilgi ve burada sizlerle paylaştığımız yaklaşımların kamuoyuyla etkin paylaşılması noktasında göstermiş olduğunuz gayret için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, CAO TOPLANTISINA BAŞKANLIK ETTİ

Benzer Haberler