09.04.2026
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:
“DEMOKRASİ İÇİN ARA SEÇİM, MİLLET İÇİN ARA ZAM ŞARTTIR; BU İKİ MEŞRU TALEBİMİZİ MİLLETİMİZE EMANET EDİYORUM”
‘MUHALEFET ARA SEÇİMİN ANAYASAL GEREKLİLİK OLDUĞUNDA HEMFİKİR, MASAYI KURMAK NUMAN KURTULMUŞ’A DÜŞER”
“ÇİĞ YEMEDİK, KARNIMIZ AĞRIMADI; SEKİZ SENEDİR SİYASİ ETİK YASASI ÇIKARILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYORUZ”
“VATANDAŞIN YAŞANAN KRİZLE DAHA FAZLA EZİLMEMESİ İÇİN EMEKLİ AYLIĞI VE ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM YAPILMALIDIR”
Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Görüşmenin ardından konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, “Değerli arkadaşlar, çok teşekkür ederiz gösterdiğiniz ilgiye. Sayın Müsavat Dervişoğlu ve çok kıymetli heyeti bizi karşıladılar. Ayrıca da birlikte siyaset yaptığımız çok değerli dostlarımız, büyüklerimiz bizi genel merkezde karşıladılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum. İYİ Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi'nin arasındaki ilişki iyi insanların, birbirini seven insanların, ülkesini, vatanını, bayrağını seven insanların birlikte yürüdükleri demokrasi yolculuğunda biriktirdikleri iyi anılarla, dayanışmalarla, birlikte doğru tarafta yer almalarla siyasi tarihimize geçti. Bunu bundan sonra da bu şekilde sürdürmeye kararlıyız” dedi. Genel Başkan Özel, şunları söyledi:
“İKİ ÖNEMLİ KONU, YOKSULLARI KORUMAK VE ENERJİDE DESTEK”
“Biliyorsunuz çok uzatmadan kısa kısa ifade etmem gerekirse birincisi savaşın kazananı olmaz, kaybedeni çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz ama öyle bir savaş ki petrol fiyatlarını etkilediği için başta akaryakıt tüm enerji giderlerini etkiliyor. Türkiye bu konuda böylesi bir krize o kadar hazırlıksız ki petrol fiyatlarında yaşanan her yükseliş pazarda sivri biberin, domatesin veya sofraya koyacağımız ekmeğin fiyatını etkiliyor. İğneden ipliğe her şeyin fiyatını etkiliyor. Bu kriz çıktığında MYK’mızda ve Cumhurbaşkanı Aday Ofisimizde görevli 11 ekonomistin oluşturduğu Ekonomi Eşgüdüm Konseyimiz bir çalışma yapmıştı. Biraz önce Sayın Genel Başkanımıza bu 12 sayfalık raporu da arz ettik. Raporun acil önlemler paketini zaten kamuoyu sizler sayesinde hakim. İlk önerimiz olan eşel mobil sistemi ile hiç olmazsa belli bir süre ÖTV’nin karşılayacağı kadar kısımla pompa fiyatlarına yansımaması uygulaması dörtte üç oranında uygulanarak hükümet tarafından kabul edilmişti. Onun dışında bir dizi önerimiz var bu konuda atıl kaldıkları, dünyada da çok ciddi örnekler var. Dünyadaki ekonomisi doğru yönetilen güçlü ülkeler İran Savaşı’na baktılar, hızlı bir çözümleme yaptılar ve iki önemli adım atıyorlar. Bir, yoksulları bu savaştan korumak. İkincisi, üretimlerini ayakta tutmak için enerji maliyetleri konusunda destek sağlamak. Bizim raporumuzun da en temel acil önlemlerdeki taşıyıcı iki kolonu zaten bu. Ayrıca devamında da yeni ticaret yolları, lojistik hub’lar, petrolün taşınması noktasında Türkiye’nin önünde olabilecek fırsatlar duruyor. Bunların hepsi raporumuzda var. Sayın Genel Başkan ve kıymetli heyeti ile hem raporumuzu paylaştık hem düşüncelerimizi paylaştık. Buradan şunu söylemek gerekiyor. Bugün hükümetin yapması gereken iş, işte Trump’la arayı tutmak, Trump’tan meşruiyet almak ya da iç siyasette Filistin’e yeteri kadar sahip çıkmadığının, İran’daki katliama karşı ses yükseltmediğinin görünür olmaması için gündeme sis bombaları atmak değildir. Samimi bir şekilde bu ülkede vatandaşın ekmeğini korumak, emekliyi ve emekçiyi korumaktır. Ancak bu konularda büyük bir zafiyet içinde olunduğunu görüyoruz. Bizim ana muhalefet partisi olarak ve muhalefet partileri olarak ortak kaygımız da vatandaşın bu kriz karşısında daha da fazla ezilmemesidir. Bir kez daha başta emekli maaşlarına ve asgari ücrete bir ara zam yapılmasını son derece önemli bulduğumuz ifade etmek isterim.”
“SEKİZ YILDIR ‘SİYASİ ETİK YASASI’ DİYORUZ”
“Bir diğer husus Siyasi Etik Yasası. Tüm partilerde dile getiriyoruz. İYİ Parti de geçmiş yıllarda Meclis pratiği ile bu konuda hem kendi düşüncelerini ifade ederken hem de zaman zaman bizim getirdiğimiz kanun tekliflerinin gündeme alınmasına ilişkin oylamalarda gerek komisyonda, gerek genel kurul aşamasında özgüveni yüksek bir siyasi partiden beklenen tutum içerisinde her zaman olmuştu. Bugün de Sayın Genel Başkanımızla siyasetçilerin, Genel Başkanların, Cumhurbaşkanı’nın, Başbakanların ve yerel yöneticilerin de içinde olduğu şekilde hem kendilerinin mal varlığı ile ilgili, hem siyasetin finansmanıyla ilgili olarak şeffaflığa dayalı Greko kriterlerini kapsayan ve aşan şekilde düzenlemelerin yapılması gerektiği konusunda biz hemfikiriz. Biz bugüne kadar çiğ yemedik, karnımız ağrımadı. Sekiz senedir bunu söylüyoruz. Sekiz sene önce, beş sene önce, dört sene önce gündeme gelmesini istediğimizde olsaydı şimdi ne bu mal varlığı tartışmaları, ne Akın Gürlek’in kendi üzerinde olan 18 tane tapu… Ki ID numaralarını söylüyoruz, her gün çağrıda bulunuyorum. Sistem Murat Kurum’un elinin altında. Bakıp da ‘Özgür Özel’in ilan ettiği ID numaralarındaki gayrimenkuller hiçbir zaman bakanımızda olmamıştır’ dese tartışma bitecek. Üç haftadır tartışma sürüyor. Diyemez. Çünkü Ağrı’da kadar gerçek olduğunu herkes biliyor. Ama bu tartışmaların hiçbirisi olmayabilirdi, Siyasi Etik Yasası - Siyasi Ahlak Yasası çıkmış olsaydı. Bu konuda biz işin hep öneren, hep destekleyen, hep şeffaflığı savunan tarafında olduk.”
“SORUNUN ESAS SEBEBİ ERDOĞAN”
“Bugün Sayın Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret edeceğiz. Sayın Ahmet Davutoğlu, ‘Siyasi etik yasasını çıkaralım’ dediğinde, o zaman vizesiz Avrupa mümkün olacaktı. Gençler belki hatırlamazlar. Vizesiz Avrupa için son dört şart kalmıştı. Bir tanesi kişisel verilerin korunması, bir tanesi terör tanımı, bir tanesi siyasi etik yasasıydı, bir tanesi de Interpol’le ilgili çok kolay, en sona bırakılan halledilebilecek bir yasaydı. Erdoğan dedi ki ‘Türkiye’de siyasi etik yasası çıkarsa AK Parti’de il başkanı bulamayız. İlçe başkanı bulamayız. Siyasetin finansmanı meselesi ortaya çıkacak olursa, bu işleri sürdüremeyiz’ dedi. Ve Ahmet Davutoğlu’nun bu yasayı çıkarma talebini reddetti. Sayın Davutoğlu’yla Erdoğan arasındaki temel ayrılık alanlarından birine de bu dönüşmüştü. Şimdi gençler vize sorunlarından dolayı yakınırken, sorunun esas sebebinin Erdoğan’ın o günkü tutumu ve esas işte siyasilerin mal varlıkları şeffaf olsun, siyasi partiler nereden kaynak destek alıyorlar şeffaf olsun meselesine cesaret edemediği, hatta ‘Bizim olayımız bu kardeşim. Ne karıştırıyorsun’a karşılık gelecek, ‘Bir il başkanı, bir ilçe başkanı bulamayız’ dediğinin altını çizmek isterim.”
“O BİR KİŞİNİN ATADIĞI BAKANLAR AT KOŞTURUYOR”
“Diğer taraftan son husus olarak da ifade edeyim. Partimiz tabi çoklu saldırılar altında, bugün dahil birçok saldırıyı yaşıyor durumdayız. Buna karşılık Cumhuriyet Halk Partisi olarak Erdoğan’a bir şey söylüyoruz. Diyoruz ki ‘Kardeşim siz bir anayasa getirdiniz ve biz o gün bu anayasa değişikliğine karşı çıktık.’ Siz diyordunuz ki ‘İleri demokrasi olacak.’ Biz diyorduk ki ‘Meclis’in kolu kanadı kırılacak, demokrasi geriye gidecek.’ Biz dedik ki ‘Sistem şudur, sen bir kişiyi seç kenara geç, beş yıl boyunca karışma, her şeye bir kişi karar verecek.’ Siz, ‘Yok güçlü Meclis, yasama tekeli’ falan diyordunuz. Gün geldi şimdi o bir kişi seçiliyor, o bir kişinin atadığı bakanlar at koşturuyor. Otellerde 78 kişi yanıyor, hesap soramıyorsunuz. Yeni doğan bebekler ölüyor, hesap soramıyorsunuz. Bakan 18 tapu alıyor, satıyor. Hesap soramıyorsunuz. Bir de üstüne üstlük milletin yüzde 50 - 60 oylarla seçtiği belediye başkanlarını da yalancı şahitlerle, gizli tanıklarla, iftiralarla içeri atıyorsun. O yüzden biz dedik ki ‘Gelin, bir an önce erken seçime gidelim. Erken seçim istiyoruz. Geçim yoksa seçim var’ dedik, ‘Kararı millet versin’ dedik. ‘2,5’uncu yılda erken seçim doğrudur, beş yıl daha yetki alabiliyorsan al. Yoksa millet ne diyorsa o olsun’ dedik. Bundan kaçıyorlar. Biz bu erken seçim talebini dillendirmeye devam ediyoruz. Bunun yanında yerelde saldırdığı alanların her birisinde ‘Hodri meydan’ dedik. ‘Aydın’da, koyalım sandığı aydınlık karar versin’ dedik. Adana’da, Antalya’da, İstanbul’da ya da İstanbul’da elimizden aldıkları örneğin, Bayrampaşa’da, Gaziosmanpaşa’da. ‘Soralım bakalım millete ne diyor. Millet bize vermiş, sen bin bir oyun yapıyorsun’ dedik. Son örneği de Bursa’dır. İşte bugün Bursa’da belediye meclis çoğunluklarına güvenerek 7,5 - 8 yıl öncesine dair 12 yıllık bir vakıf işlemi ile ilgili gözaltı yaptı, tutukladı. Belediye meclis çoğunluğu ile onu almaya çalışıyorlar. Biz bugün aday dahi çıkarmıyoruz arkadaşlar. Onları bu rezillikleriyle, onları bu haramilikleriyle baş başa bırakıyoruz. ‘Millet bize vermiş, siz milletin sandıkta vermediği Bursa’yı hakim tokmağıyla alın bakalım. O tokmağı Bursalılar eline geçirdiğinde kimin ensesine vuracaklar, kime demokrasi dersi verecekler görün bakalım’ diyoruz. Aynı son İstanbul seçimlerinde olduğu gibi.”
“TÜRKİYE’NİN BİR SANDIĞA İHTİYACI VAR”
“Bu kapsamda bizim bir sandığa ihtiyacımız var, Türkiye’nin var. Milletin sözünü duymazdan gelene milletin sesini duyurmaya ihtiyacımız var. Bunun adı, benim üstüme düşüyorsa bütün belediye meclis üyelerini birlikte istifa ettirelim. Bu yerlerde AK Parti ile bir kez daha milletin karşısına çıkalım. Diyorlarsa ‘Erken genel seçim’, zaten bugünden hazırız, dünden razıyız. Diyorlarsa ‘Erken genel seçim. Biz öne alıyoruz, siz de belediyeleri koyun.’ Bütün belediyelerde erken genel seçime razıyım, erken yerel seçimle genel seçimi birlikte yapmaya da razıyız. Hodri meydan. Yok. Argümanlardan bir tanesi de ara seçimdir. Ara seçim meselesini 31 Mart günü Bursa darbesi yapıldığında söylemiştim. Bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım. Öyle veya böyle. Ara seçimden bahsettim. Arkadaşlar sordu. Dedim ki ‘Parlamentoya, Numan Bey’e sorumluluklar düşüyor. Önce sorumluluk bir yerine gelsin, sonra bizim de yapacaklarımız olabilir.’ Tabii biraz da özensiz, yani iktidar medyasının her akşam her şeyi çok bilen, tartışan konu değişse de konuk değişmeyen programlarında ara seçim maddesini hep şöyle yorumladılar. Anayasa diyor ki, ‘İlk 30 ay boyunca ara seçim yapılamaz ancak parlamentonun yüzde 5’i, 30 milletvekili…’ ‘Özgür Özel 22 milletvekili istifa ettirecek.’ Bu ilk 30 ay içerisinde gidilebilecek bir yoldu. Bu vaktiyle de Türkiye’de konuşuldu. 30 ay geçti arkadaşlar. Bunu ilk günden beri söylüyorum. Ki şu tartışmayı istiyorlar. ‘22 milletvekili istifa edecek, biz bunların bazılarını kabul edeceğiz bazılarını etmeyeceğiz. Hem ara seçim yaptırmayacağız hem CHP güç kaybedecek’ deyip bizim kararlılığımızı ve seçmenin bu işe inancını kırmaya çalışıyorlar. Oysaki Anayasa 78, böyle buz gibi ortada. Ağrı Dağı gibi duruyor orada böyle. Diyor ki, ‘30 ay geçtikten sonra boşalan milletvekillikleri için ara seçim yapılır.’ Yapılabilir demiyor. Ve biz bu açıklamayı yaptıktan beri siz de takip ediyorsunuz, bir dosya halinde de paylaşacağız. Sayın Genel Başkanımla da bir kısmını paylaştım. Türkiye’nin bütün anayasacıları hem geçmişte yaptıkları çalışmalarla hem yeni yaptıkları paylaşımlarla, Meclisimizin önceki genel sekreterleri ara seçimi zaruret olduğunu, yapılmamasının anayasa ihlaline ortak olmak olacağını söylüyorlar.”
“ERDOĞAN, VARLIĞINI ARA SEÇİME BORÇLU”
“Şimdi geldiğimiz noktayı da hatırlatalım arkadaşlar. ‘Gündemimde ara seçim yok’ dedi ya Erdoğan. Mesela ‘Gündemimizde ara seçim yok’ deseydi 2002 yılında parlamento, Erdoğan milletvekili olamıyordu. Mevcudiyetini, varlığını bir ara seçime borçlu olan Erdoğan’a söylüyorum. Diyor ki ‘Gündemde ara seçim yok, ara seçim istemeyi gündem dayatma’ diyor. Arkadaşlar elimdeki belgeyi ilk kez sizlerle paylaşıyorum. Her gün de bir yenisini paylaşmak, hepsinin birden bazı kıymetli belgelerin ortaya çıkmaması için. 21 Haziran 2002 günü. Sayın Vecdi Gönül, Kocaeli milletvekili AK Parti’nin. AK Parti’nin muhalefette olduğu 10 ayın beşinci, altıncı ayında. Genel gerekçeyi ve madde gerekçelerini de uzun uzun anlatıyor. Diyor ki ‘Seçimden 30 ay geçti, ara seçim zorunlu. 11 bölgede milletvekili boşaldı, ara seçim zorunlu. Milletin sesini duyurması, boşlukları doldurması lazım. Bir an önce ara seçime gidilmelidir’ diyor. Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu, AK Parti Kocaeli Milletvekili grubu adını ara seçim talebinde bulunuyor. Benim bir haftadır anlattığım bütün gerekçelerle. ‘Anayasa buz gibi ortada’ diyor. Bu ara seçim niye yapılmıyor? Çünkü Sayın Bahçeli temmuz ayında ‘Hadi bakalım 3 Kasım’da erken seçim’ dedi diye yapılmıyor. Ve işte o erken seçim, bu ara seçimin yapılmasını kesiyor. O yüzden ara seçim yapmak, erken seçim talebini ortadan kaldırmaz. Erken seçim yapıldığında ara seçimin takvimi durur, talebi gereksiz hale gelmiş olur. Ama bir iktidar erken seçimden kaçıyorken, anayasaya göre mutlak yapılması emredilen ara seçim turnusol kağıdıdır. Yani şunu gösterir. Erken seçimden kaçmanın bahanesi ‘İşimiz var, gücümüz var, millet için çalışıyoruz, millet yetkiyi bize verdi.’ Millet arada bir ara karne verecek sonra. Bir ara karar verecek. Korkmuyorsan neden Kocaeli’nden rahmetli Hasan Bitmez yerine bir milletvekili gelmesin? Neden boşalan yerlerden Afyon’dan, Kastamonu’dan milletvekilleri gelip de parlamentoda görev yapmasın? Hani sen Kastamonu’da birinci partiydin son seçimlerde, Afyon’da, İstanbul birinci bölgede birinci partiydin, Kocaeli’nde birinci partiydin. Senin birinci parti olduğun yerlerde ‘Gel millete bir daha soralım’ diyoruz. Neden kaçıyorsun? Gel kazan seçimi. Gel, oyunu koruduğunu göster. AK Parti büyük erozyonu gördüğü için şu anda anayasayı ihlal pahasına seçmenden kaçmaktadır. Bu, bu kadar nettir arkadaşlar.”
“DEMOKRASİ İÇİN ARA SEÇİM, MİLLET İÇİN ARA ZAM ŞARTTIR”
“O yüzden yandaş medyada kim tartışacaksa boş olan, boş durumda olan sekiz, Hatay’ın durumu tartışmalı; yedi ya da sekiz milletvekilliği için Erdoğan’ın ara seçimden kaçma gerekçesini bir kılıf bulsunlar da onu duyalım. Biz buradayız ve çok iddialıyız. Gelin, ara seçimleri yapalım ve milletten bir ara karne alalım. Türkiye’de iki zaruret var arkadaşlar. Bir, emekliye ve ücretlilere ara zam zarurettir. Yaşam için… Demokrasinin nefes alması için de ara seçim zarurettir. Ta o zaman yapılmış bir seçim. 31 Mart’ta millet yüzde 65’ini ana muhalefete vermiş, yüzde 80’ini muhalefete vermiş. Güvensizlik oyunu almışsın. Üstüne de birçok saçmalık yapmışsın. Şimdi de milli iradeye darbe girişiminin bir yılını doldurmuşsun. Demokrasi için ara seçim, millet için ara zam şarttır arkadaşlar. Bu iki meşru talebimizi milletimize emanet ediyorum. Sayın Genel Başkanıma kıymetli ev sahipliği için, her zamanki aramızdaki ağabey - kardeş hukukuna uygun sıcak ev sahipliği için teşekkür ediyorum.”
“FUTBOLDA BUNA ‘TERS KÖŞE’ DİYORLAR”
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorusuna İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun “Seçimin her türlüsü için ‘evet’ oyu kullanırız” şeklinde yanıt vermesi üzerine CHP Lideri Özel, “CNN (Türk) bunu da böyle kocaman yazar inşallah. Dün çok hoşuna gitmişti. Buna futbolda ‘ters köşe’ diyorlar, Sayın Genel Başkan bunun ustasıdır” dedi.
“KENDİSİ NE MASALAR KURMAYA NİYETLENDİ”
Genel Başkan Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un süreçte kendisinin inisiyatifi olmadığını ve taraf olmayacağı şeklindeki açıklamasını şöyle değerlendirdi:
“Sayın Meclis Başkanı’nın açıklamalarını, biraz önce biz toplantıdayken yaptığı açıklamaları okudum. Tamamını satır satır okumadım ama öne çıkan başlıklarda şunu söylüyor; ‘Anayasanın ve içtüzüğün amir hükümleri açık’ diyor. Yani ara seçimin olması anayasal bir zorunluluk. ‘Şartlar sağlandığında’ diyor, 30 ay şartı sağlanmış durumda. Bu noktada ‘Ben taraf değilim’ diyor. Benim zaten kendisini dahil etmeyi düşündüğümüz nokta ‘Taraf olunuz ve ara seçimi siz yapınız’ noktası değil. Gerçi her zaman Meclis Başkanlarının bir milletvekili sıfatı olarak öneride bulunma imkanları var. Örneğin Türkiye’nin yararına bir uluslararası anlaşma Meclis Başkanı’nın bir milletvekili sıfatıyla verdiği önergeyle oluyor. Meclis’in tıkandığı bir noktada, ara seçim anayasa sorumluluk ama ‘Bunu, kanun teklifini kim teklif etsin?’ denildiğinde Meclis Başkanı bunu yapsa bu demokratik bir aktivizm olur. Hiç de yanlış olmaz. Numan Bey bunu yapabilecek bir müktesebattadır. Ama benim esas kendisini göreve davet edip ve dahil etmek istediğim nokta Meclis Başkanlarının görevleri arasında partiler arasında diyalog ve zaman zaman arabuluculuk, eşgüdüm sağlama noktası var. Sayın Başkan çağırabilir ve diyebilir ki partilere gerek grup başkanvekilleri düzeyinde gerekse Genel Başkanlar düzeyinde; ‘Meclisimizin sırtında anayasaya uymak gibi bir yükümlülük, önümüzde de bir ara seçim yapma zorunluluğu var.’ Bunu 1960’tan beri bütün meclisler yapmış. AK Parti dört yılla kısıtlayınca fiili imkânsızlık çıkmış. Şimdi böyle bir talep var ve muhalefet partilerinin tamamı bir ara seçimin anayasal gereklilik olduğu noktasında hemfikir, bütün anayasacılar hemfikir. ‘Bunu nasıl yapalım?’ masasını kurmak da ona düşer. O noktada Numan Bey’in şimdiye kadarki pratiğine uygun bir iş olur. Çünkü o ne masaları kurmaya niyetlendi ne masalar kuruyor, daha neler konuşuyor. Ama bir demokratik aktivizm noktasında da bir milletvekili sıfatıyla ara seçim kanun teklifini verse, kimse ‘Niye Meclis Başkanı yapıyor?’ demez. Çünkü bütün Meclis’in ortak sorumlu bu anayasaya uymaktır. Tam da o günlerdeyiz. Ama Numan Bey’in bu konuda bir hukukçu olarak mesela sayın Erdoğan zaten hiç onun yetkisinde olmayan şekilde yürütme, ara seçim kararı yasamanın görevi. ‘Böyle bir şey gündemimizde yok’ demek Meclis’e hakarettir, kendi partisi dahil. Numan Bey buna bir balans ayarı yapmış. Diyor ki ‘İç tüzük ve anayasanın amir hükümleri açık’ diyor. Yani bu arada seçimin bir zaruret olduğu, anayasal zaruret olduğu ortada. ‘Ama ben taraf değilim’ diyor. Ben de diyorum ki ‘Tarafları bir araya getir. Ya da demokrasiden yana, anayasaya uymaktan yana taraf ol.’
“KAMU ZARARI OLMADIĞINA İLİŞKİN RAPORLAR SUNULDU”
Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un gözaltına alınması hakkında da değerlendirmede bulunan Özel, şöyle konuştu:
“Değerli arkadaşlar, yakından takip ettiğimiz iki hukuki süreç var. Bir tanesi Ankara İl Başkanımız, İzmir’deki kooperatif davasında kendinin bilirkişi raporunda adı geçiyordu. Adının geçtiği husus şu: Kooperatifte bir dönem yöneticilik yapmış. 11 isimle birlikte adı geçiyor. 7 artı dört 11 isimle birlikte adı geçiyor. Tahmin ediyoruz o konuda görüşüne başvurulacak. Kooperatifçilik meselesi biraz önce yukarıda da Sayın Genel Başkanıma arz ettim. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu döneminde İzmir’de bir kentsel dönüşüm acilen bir kez daha gündeme geldiğinde depremden sonra, partimizin iyi niyetle, o dönemki yöneticilerinin, Genel Başkanımızın talimatlandırmasıyla, yöneticilerimizin inisiyatif alması, İzmir’de birçok partimizin, birçok iş adamının ve Ankara İl Başkanımızın da içinde olduğu bu kooperatif meselesinde, bir kooperatif modeliyle kentsel dönüşüm iyi niyetli çabasının eseridir. Oralarda zaten göreceksiniz, ifadede diyor ki; ‘Bir kamu zararı oluşup oluşmadığı şüphelidir. Buna bakılsın.’ Bir kamu zararı oluşmadığına yönelik bilirkişi raporları alındı, dosyaya sunuldu. Anılan dosyada tek bir tutuklu da kalmadı. Ben Ümit Başkan’ın ifadesine başvurulduktan sonra kendisinin görevinin başına döneceğini ümit ediyorum. Bornova Belediye Başkanımızla ilgili de bir başka dosyaya müzahir olarak bir kişinin belediyede üç ay süreyle birkaç gün dışında görevine devam etmeksizin maaş alması gibi hiçbirimizin kabul edemeyeceği bir durum vardı ortada. Belediye başkanımız haberdar olduğunda iç denetim başlatmıştı. Ayrıca da kendisini belediye başkanı doğrudan sorumlu olmadığı halde, oluşmuş olan bir kamu zararı varsa, işte üç aylık maaş. Onu kendi cebinden karşılayacağını söyleyip, üzüntülerini ifade etmişti. O konuyla ilgili bilgisine başvurulduğu anlaşılıyor. Yakından takip ediyoruz mevzuyu.”
“O GÜNLERİ İNŞALLAH BİRLİKTE GÖRECEĞİZ”
CHP Lideri Özel, Bursa Büyükşehir Meclisi’nde CHP’nin aday çıkarmaması ve yaşanan olaylara ilişkin soruyu yanıtladı:
“Bursa’da aday çıkarmıyoruz. Bursa’da suçluluk telaşı içinde olanlar, Bursa’nın iradesine çökenler, Bursa’da insanların gözünün içine bakamayacak olanların agresif tutumları olabilir. Onları Bursa’ya şikayet ediyoruz. Aydın ve Bursa’yı, önümüzdeki seçim akşamı siz de burada olacaksınız, biz de burada olacağız. Hep birlikte göreceğiz. Nasıl tarihi birer ders verdiğini Aydın seçmeninin ve Bursa seçmeninin hep birlikte izleyeceğiz. O günleri birlikte göreceğiz inşallah.”
“BİRKAÇ GÜN SONRASINDA RANDEVU İSTERİZ”
Özel, ara seçim gündemiyle Meclis Başkanı Kurtulmuş ile ne zaman görüşeceğinin sorulması üzerine şu yanıtı verdi:
“Siyasi parti genel başkanlarıyla, sayın genel başkanlarımızla toplam 13 genel başkan şimdiye kadar planlandı. Sayı daha da artabilir. Ama şu ana kadar planlanmış 13 görüşme, pazartesi akşam üstü gidiyor. Pazar günü dahi görüşmelerim var. Pazartesi günü tamamlanırsa, salı günü için isteyebiliriz ya da birkaç gün sonra ama çok geçe bırakmayı düşünmüyoruz.”